“-Aaa X napıyo görüşemiyoruz ne zamandır…
-Bilmem biz de görüşmüyoruz artık.”
*
“-Yaa baksana X’in telefonlarına ulaşamıyorum nerelerde yahu ..
-Bilmiyorum ki ben aramadım uzun süredir…”
*
“Ya çok hayırsız çıktı kaç zamandır haber alamıyorum ..
Nerelere kayboldu yahu …
-Hiçbir fikrim yok biz ayrıldık ..Görüşmüyoruz…”
*
“-Hadi canım kimseyle görüşmese bile
seninle muhakkak haberleşiyordur…
-Yok valla bilmiyorum …
Ayrıldık biz …
Ne yaptığını bilmiyorum…”
*
“-Geçenlerde msn de görüştük
evlilikten falan bahsediyor habire…
Kızın biriyle..
-Hmm… Evlensin tabi…
En kısa zamanda mümkünse…”
Ben bunlardan bıktım …
Bir ilişkiyi bitirdiğinde ..
Hele ki bizim gibi ortak geçmişinizi
katlederek yapmışsanız bunu…
Ortak kullanım alanlarına uğramayı
nasıl kesiyorsan daha az acı çekmek için…
Ya da onu hatırlatacak şeyleri
gözünün önünden kaldırıyorsan..
Ortak arkadaşları da aynı şekilde
ya tamamen ya da uzun bir süre
en azından duyguların körelmeye başlayana kadar
hayatından soyutlamak gerekiyormuş…
Ben bu hafta sonu bunu anladım…
O kadar çok kişi soruyor,
o kadar çok kişi benden bilgi almaya çalışıyor
ve o kadar çok kişi olup olmadık laflar ederek canımı acıtıyor ki…
Buna tahammül etmek zor gerçekten benim için…
Onunla ilgili haber almasam,
hayatlarımızı birbirimizden habersiz devam ettirsek nasıl olurdu..
O zaman da acaba napıyor ne kadar yol kat etti..
Nerede kiminle diye kendi kendimi yiyebilirdim…
Ama bu,
tüm gece tavana gözleri dikip
salya sümük olmaktan daha iyi olabilirdi belki de…
Ben güçlü durmaya çalıştıkça,
umrumda değilmiş gibi davrandıkça
kendimi kandırmaktan başka bir şey yapmıyorum…
Gayet de umrumda…
Gayet de merak ediyorum…
Gayet de özlüyorum…
Ama bunu birilerine anlatmak,
birileriyle paylaşmak o kadar zoruma gidiyor ki…
Kasılıyorum resmen…
Bir de sürekli ondan bahsetmek istemiyorum işin aslı…
Aptal aşık olduğumun düşünülmesini istemiyorum galiba…
Tavsiye dinlemek de istemiyorum..
Bunun da etkisi var…
Ama işte birileri gelip inat yapar gibi
sürekli onun hakkında konuşunca
benim tahammül sınırlarım daralıyor…
Ben zaten kendimi zar zor zapt ederken,
zaten kaçmaya çalışırken
ama içten içe de meraklanırken
bana bunu yapmaları yoruyor bünyemi…
-Gözlerin kapalı mı …?
-Hı hı kapalı..
-Aç o zaman..
-Yahu karanlık oda niye açıyım göremem zaten..
-Olsun aç..Gözlerin açıkken konuş benimle..
-Peki açtım…
-Bak tavana…
-Pekiiii bakiyim tavana…
-Peki :) …
-Peki sana da :) …
Bakıyorum tavana yine…
Ama gülümsemiyorum…
Zaten sesini de duymuyorum …
Ya tavana bakmaktan vazgeçeyim artık…
Ya da gülümsememi geri ver…
İkisi bir arada olmayınca olmuyor…
Sen olmayınca da tavanın anlamı yok …
-Bilmem biz de görüşmüyoruz artık.”
*
“-Yaa baksana X’in telefonlarına ulaşamıyorum nerelerde yahu ..
-Bilmiyorum ki ben aramadım uzun süredir…”
*
“Ya çok hayırsız çıktı kaç zamandır haber alamıyorum ..
Nerelere kayboldu yahu …
-Hiçbir fikrim yok biz ayrıldık ..Görüşmüyoruz…”
*
“-Hadi canım kimseyle görüşmese bile
seninle muhakkak haberleşiyordur…
-Yok valla bilmiyorum …
Ayrıldık biz …
Ne yaptığını bilmiyorum…”
*
“-Geçenlerde msn de görüştük
evlilikten falan bahsediyor habire…
Kızın biriyle..
-Hmm… Evlensin tabi…
En kısa zamanda mümkünse…”
Ben bunlardan bıktım …
Bir ilişkiyi bitirdiğinde ..
Hele ki bizim gibi ortak geçmişinizi
katlederek yapmışsanız bunu…
Ortak kullanım alanlarına uğramayı
nasıl kesiyorsan daha az acı çekmek için…
Ya da onu hatırlatacak şeyleri
gözünün önünden kaldırıyorsan..
Ortak arkadaşları da aynı şekilde
ya tamamen ya da uzun bir süre
en azından duyguların körelmeye başlayana kadar
hayatından soyutlamak gerekiyormuş…
Ben bu hafta sonu bunu anladım…
O kadar çok kişi soruyor,
o kadar çok kişi benden bilgi almaya çalışıyor
ve o kadar çok kişi olup olmadık laflar ederek canımı acıtıyor ki…
Buna tahammül etmek zor gerçekten benim için…
Onunla ilgili haber almasam,
hayatlarımızı birbirimizden habersiz devam ettirsek nasıl olurdu..
O zaman da acaba napıyor ne kadar yol kat etti..
Nerede kiminle diye kendi kendimi yiyebilirdim…
Ama bu,
tüm gece tavana gözleri dikip
salya sümük olmaktan daha iyi olabilirdi belki de…
Ben güçlü durmaya çalıştıkça,
umrumda değilmiş gibi davrandıkça
kendimi kandırmaktan başka bir şey yapmıyorum…
Gayet de umrumda…
Gayet de merak ediyorum…
Gayet de özlüyorum…
Ama bunu birilerine anlatmak,
birileriyle paylaşmak o kadar zoruma gidiyor ki…
Kasılıyorum resmen…
Bir de sürekli ondan bahsetmek istemiyorum işin aslı…
Aptal aşık olduğumun düşünülmesini istemiyorum galiba…
Tavsiye dinlemek de istemiyorum..
Bunun da etkisi var…
Ama işte birileri gelip inat yapar gibi
sürekli onun hakkında konuşunca
benim tahammül sınırlarım daralıyor…
Ben zaten kendimi zar zor zapt ederken,
zaten kaçmaya çalışırken
ama içten içe de meraklanırken
bana bunu yapmaları yoruyor bünyemi…
-Gözlerin kapalı mı …?
-Hı hı kapalı..
-Aç o zaman..
-Yahu karanlık oda niye açıyım göremem zaten..
-Olsun aç..Gözlerin açıkken konuş benimle..
-Peki açtım…
-Bak tavana…
-Pekiiii bakiyim tavana…
-Peki :) …
-Peki sana da :) …
Bakıyorum tavana yine…
Ama gülümsemiyorum…
Zaten sesini de duymuyorum …
Ya tavana bakmaktan vazgeçeyim artık…
Ya da gülümsememi geri ver…
İkisi bir arada olmayınca olmuyor…
Sen olmayınca da tavanın anlamı yok …
14 yorum:
evet..
iletişim ve hatırlatanlar bizi kötü etkiliyor..unutmayı geciktiriyor..
daha çok üzülmemizi sağlıyor..
ve..bütün bunlar ..
bizi insan yapıyor..
nasıl insan olurduk eğer..
bi saçma sapan şey bize yanımızda olmayan bi sevdiğimizi anımsatmazsa..
ou bırak ayrılır ayrılmaz hemen silinseydi aklımızdan..
nası bi ilişki olurdu bu...
geçenlerde okanı izledim..
diyordu ki..
ben eski kız arkadaşlarımla görüşürüm..
onlar beni ararlar..
zira ben yaşanmış bi şeye kötüydü ya da yoktu diyemem..düşün yaşamı paylaşıyosun sonra olmamış gibi davranıyorsun..
bunu çok düzeysiz ve ilişkimi.. beni.. o kadını aşağılayan bişey gibi görürüm..
doğru..
başlangıçta.. elbet acı verir..
zamanla soluklaşır..
ama izi kalır..
iyi ve kötü anların izi..
unuttum yeni birine aşığım dersin mesela..
ama ..
geceler boyu sana tavana baktıran kişi için..ıyy çokkk kötüydü diyemezsin.. artık aşık olmasan da.. sevmen için gereken gerekçeleri silemezsin..
sadece artık ağlamazsın..
ama her zaman hatırlarsın..
her aşkında artık biraz ondan vardır.. biraz da onda olmayanlardan..
biraz da onda olup sinir oldukların yoktur mesela.. dolayısıyla yokluğuyla vardır..
ama illa ki biyerlerde vardır..
var yani..
hem de nasıl..
sadece..
gözyaşı yoktur.. özlem yoktur..
merak hep var..
hatırlama da var..
anma da var..
ama artık göz parlatan..
hayatımı boşa yaşamamışım..
bak ne biçim aşık bile olmuşum..
tarzında etraftakilerin ne düşünüyosun sen bakiim???
demesine sebep olan muzur gülümsemeler eşliğinde var..
var işte..
olur ..yani..
muahhhhhhhhh diyelim jidomuza.. sürmeli..
bi de soralım..
koala ne iş ???
atalet
Topyekun unutmak zaten istemiyorum ..
Hep söylüyorum...
Yaşadıklarımdan pişman değilim genele bakarsak...
Sadece ilk defa bu kadar sancılı bu süreç benim için..
Ayrılıklar konusunda çok da deneyimli olmama rağmen...
Demek ki aşık olmak konusunda deneyimim azmış :)...
Koalaya gelince...
Bir fotograftan takıldı aklıma..
Olsa da sarmaş dolaş olsak ...
yumuş tüylerini hissetsem diye geçirdim aklımda..
Ne huzurlu ne güzel olurdu diye...Ondan yani :)
Ben de öperim sürmeliyle seni..
Ama daha çok seni :)
tavanın da daha pek çok seyin de anlamı olacak elbet ama... şimdi değil.
anlıyorum seni biliyor musun.
Anlıyosundur muhtemelen kuzu ...
Benzeri parazitlikleri yaşayan bi sürü insan vardır...
Öpmeden gitmişsin bi de...
Birdahaki gelişinde öp ilaç niyetine :P
Unutmak zaten olmaz
Unutulmaz da
Hazmetmek en doğrusu
Mideye otursa da :(
nolduuuuu
sen beni artık sevmiyosun
dedim diye vicdan azabı çektin de mi geldin natifim...
İlgiye ihtiyacımız var adam macar kızların derdinde
fahri gelinim napar
diye düşünmek yok ..
böhühühühüh :(
babamın bir lafı vardır jidocan:
"denenmiş denenmez!"..
evet, bu lafı kızkardeşle bize babam demiştir..
çünkü denenmişi deneme potansiyelimizin olduğunu görüp,
bizi yanlıştan kurtarmak için..
ama bir musibet, bin nasihattan yeğdir misali,
bizler nasihatı dinlemeyip, musibeti yaşadık gene de..
ve şimdi gönül rahatlığıyla diyebiliyoruz ki:
denenmiş denenmez! diye..
ancak bu yaşadıkların da bir süreç elbette..
gidişlerden sonra özellikle..
gözler önce tavanda..
özlem, acı, gözyaşı..
sonra o gözler duvara inecek yavaş yavaş..
arada tavana uğramaya devam ederek..
sonrasında zemine..
kıkırdamalar eşliğinde..
ve en sonunda da gözlerin fıldır fıldır olacak gene..
tavana uğrasa bile arada sırada,
acıtmayacak..
zaman jidocan..
sadece zaman..
Benim gözlerim şimdi bile
ara ara yere iniyo aslında kıkırdamalar eşliğinde ama ..
Bi an aa ba tavan diyolar
hoppp allak bullak ediyolar işte..
Ama dediğin gibi oyacım ...
Ne demiş şarkıcı bana bitmeyen bir tek şey söyle ..
Söyle sonsuza inanayım :P
Öperim..
öpmemişim ha! hay allah ya, canım sıkılmıştı işte, ondan unutmuşum.
iki kere öperim faiziyle cidom 8)
Ehihi kabul edilmiştir :P
Bak şimdi aklıma okuduğum bir kitap geldi. 'Enerjimizi Çeken İnsanlar-Psişik Vampirler' di adı.
Orada yöntemler öneriyor. Geri püskürtme yöntemleri.
Bi de, o tavana bakıp bakıp hüzünlenme halleri kalmıyor doğru ilâcı alınca:))
Hep gülümsemeler yerleşsin oralara.
Sevgiler
Ne ilginç adı varmış kitabın...Bakınıp temin etmeli sanki ..Belki işe bile yarar ...Sağol Ece :)
Tavana bakmayıp, duvara da baksan ..
Yine aynı şeyleri göreceksin Jidocum..
Tavanla bu samimiyet bir süre daha devam eder ..
Unumak diye birşey yok ..
Unutmaya çalışmak var ..
Onu da başarmak zor ..
Teselli istemiyorum demişsin ya ..
Bak teselli edici cümleler yazmadım ..
Öptüm unutmadan :))
:) Yok benim bu zat-ı muhteremden ötürü tavanla ayrı özel bi münasebetim yakınlaşmam oldu :D Ondan yani tavan özel :P ...Geçer tabi canım..Ben karamsar dğeilim ki zaten..Aman neler unutuluyor da bu mu unutulmayacak.. Öperim ben de Mavişim...
Yorum Gönder